Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Diyanet Akademisi Başkanlığında düzenlenen Diyanet Akademisi Müdürleri İstişare Toplantısı’na katıldı.
“Medeniyet tarihimize baktığımızda ilim meclislerini görürüz”
Başkan Arpaguş, yaptığı hitabında, eğitim ve öğretimin, gelecek tasavvurumuzun daima temel taşlarından biri olduğunu dile getirerek, “Bu anlamda medeniyet tarihimize baktığımızda medreseleri, külliyeleri, ilim meclislerini ve müzakere halkalarını görürüz. İlmî inkişaf adına büyük bir çaba, İslam’ın hayata taşınması adına büyük bir fedakarlık ve gayret görürüz.” ifadelerini kullandı.
Bu gayretin odağında insanı hakikatle buluşturma ve topluma inanç, ahlak ve şuur kazandırma gayesi olduğunu söyleyen Başkan Arpaguş, “Bu köklü geleneği devam ettirme ve daha da geliştirerek geleceğe taşıma sorumluluğu, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Diyanet Akademisi olarak bizim omuzlarımızdadır.” dedi.
Başkanlığın, Kur’an ve sünneti merkeze alan sahih dinî bilgiyle toplumu aydınlattığını belirten Başkan Arpaguş, Başkanlığın ülkemizin en ücra köşesinden dünyanın pek çok bölgesine kadar uzanan geniş bir coğrafyada hizmet sunduğuna dikkati çekerek, “Başkanlığımız bu hizmetlerini her türlü siyasi ve politik görüşün üstünde kalarak gerçekleştirme gayret ve çabasındadır. Bu bizim en temel şiarımızdır. Teşkilatımızın milletimiz nezdinde ve uluslararası alanda ulaştığı güvenin kaynağı da bu bağımsız, kuşatıcı ve kapsayıcı rolümüzdür.” şeklinde konuştu.
“Din hizmeti, kılı kırk yararcasına bir hassasiyeti gerekli kılmaktadır”
Bu kadar geniş bir alanda ve son derece hassas bir konuda hizmet sunabilmenin olmazsa olmaz şartının hiç şüphesiz nitelikli insan kaynağına sahip olmak olduğunu aktaran Başkan Arpaguş, “Zira din hizmeti her şeyden önce yüksek bir temsil kabiliyeti gerektirmektedir. Din hizmeti, güçlü bir ahlak, derinlikli bir ilim ve kılı kırk yararcasına bir hassasiyeti gerekli kılmaktadır. İşte tam da bu noktada Diyanet Akademisi’nin önemi ve değeri ortaya çıkmaktadır. Çünkü söz konusu nitelikli kadroların yetiştirilmesinde akademimiz son derece önemli ve hayati bir rol üstlenmektedir.” diye konuştu.
“İhtisas eğitiminin amacı, onları mesleğe en iyi şekilde hazırlayarak alana göndermektir”
Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Diyanet Akademisi, din hizmetlerinde niteliği artırmak, ilmî derinliği kurumsallaştırmak ve zamanın ruhunu doğru okuyabilen din görevlileri yetiştirmek amacıyla ihdas edilmiş bir kurumdur. Teşkilatımız için üst düzey yöneticiler yetiştiren bu kurumun ruhu, kalbi ve dinamik gücü ise ihtisas merkezlerimizdir. İhtisas eğitiminin amacı, görevlilerimizin yetkinliklerini artırmak ve onları çağın gerektirdiği donanımla mesleğe en iyi şekilde hazırlayarak alana göndermektir.”
“İhtisas eğitimi, ahlak ve sorumluluk bilinci de kazandırmalıdır”
İhtisas eğitiminin, sadece mesleki eğitimle sınırlı olmadığını anlatan Başkan Arpaguş, “Bu eğitim, elbette sadece bilgi aktarım sürecinden ibaret değildir. İhtisas eğitimi, din hizmeti alanında görev alacak olanlara bir idrak, anlayış, ahlak ve sorumluluk bilinci de kazandırmalıdır. Bu açıdan ihtisas eğitimi, medeniyetimizin köklü ilim geleneğini, günümüz insanının arayışıyla buluşturma çabasıdır. İhtisas merkezini yönetmek ise bu kıymetli çabanın bir disiplin içerisinde titizlikle icra edilmesini sağlamaktır.” ifadelerine yer verdi:
Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Malum olduğu üzere geleneksel yöneticilik anlayışında mevcut düzenin korunması ve idari faaliyetlerin belli sınırlar içerisinde sürdürülmesi esastır. Ancak, bu yaklaşımın günümüzde pek de sürdürülebilir olduğunu söyleyemeyiz.
Bu sebeple sizlerden beklentimiz, akademi merkezlerimizde statik bir yöneticilik değil, dönüştürücü bir liderlik ve rehberlik yapmanızdır. Eğitim görevlilerimize ve kursiyerlerimize kurumsal aidiyet, hizmet şuuru ve gelecek mefkûresi kazandıracak bir liderlik sergilemenizdir. Daha da önemlisi, hitap ettiğiniz kitlede bir adanmışlık ruhu geliştirme gayretinde olmanızdır. Zira bir insanın yaptığı işi aldığı ücretin karşılığı olarak görmesi ile o işi bir ideal olarak benimsemesi arasında büyük bir mesafe ve fark vardır.
İnanıyorum ki böyle bir anlayışla ihtisas merkezlerimizde inşa edeceğiniz sorumluluk bilinci, kursiyerlerimizin mihraba, minbere ve kürsüye bakışını değiştirecektir. Onlara teşkilatımızın vizyonu ve misyonu doğrultusunda güçlü bir perspektif kazandıracaktır.”
Başkan Arpaguş, bu tarz bir idareciliği, üç temel sütun üzerine inşa edilebileceğini belirterek, “Birincisi, gelenek ile gelecek arasında köprü olmak. Usul ve esasa bağlı kalarak, klasik kaynaklarımızı en yetkin şekilde öğretmek yetmez. Bu birikimi, küresel boyutta pek çok yeniliğin konuşulduğu günümüz dünyasına bir cevap olarak sunabilecek zihinsel sıçramayı da teşvik etmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.
“Eğitim süreçlerinde, kursiyerlerimize tartışma imkânı sunmalıyız”
İkinci olarak metodolojik açıdan sürekli yenilenmek gerektiğini ifade eden Başkan Arpaguş, “İhtisas eğitiminde yöntem, en az içerik kadar önemlidir. Eğitim merkezlerimizi, etkileşimli bir ilmî platforma dönüştürmek durumundayız. Eğitim süreçlerinde, kursiyerlerimize tartışma imkânı sunmalıyız.” diye konuştu.
Kursiyerlerin analitik düşünme, kritik edebilme, çözüm üretebilme kabiliyetlerini geliştirmenin gayreti içinde olunması gerektiğini vurgulayan Başkan Arpaguş, “Bu hususta her ne kadar asıl etken eğitim görevlilerimiz olsa da siz idarecilerimize de önemli sorumluluklar düşmektedir. Zira her bir dersliğin böyle bir ilim meclisine dönüşmesi, ancak sizlerin rehberliği ve teşvikleriyle mümkün olacaktır.” dedi.
“Yetiştirdiğimiz her bir kursiyer, eğitim sürecini hayatın gerçeklikleriyle içi içe geçirmelidir”
Başkan Arpaguş, üçüncü olarak insanın, toplumun ve sahanın doğru okunması gerektiğini dile getirerek, şunları kaydetti:
“İhtisas eğitiminin yoğun bir mesai ve derinlikli bir çalışma gerektirdiğini biliyoruz. Ancak, bu durum, bizi sadece ders materyallerine ve dersliklere hapsederek toplumdan ve çağın gerçekliklerinden soyutlamamalıdır. Yetiştirdiğimiz her bir kursiyer, eğitim sürecini hayatın gerçeklikleriyle içi içe geçirmelidir. Her bir kursiyerimiz, çağı okuyabilecek, gençlerin dilini anlayabilecek, toplumun nabzını tutabilecek ve güncel meselelere doğru bir rehberlikle müdahale edebilecek bir donanıma sahip olmalıdır.”
Başkan Arpaguş, bilgiye ulaşmanın saniyeler aldığı bir zamandan geçtiklerini belirterek, “Böyle bir zamanda ihtisas eğitiminin teşkilatımıza sunacağı en önemli katma değer, personelimizin bilgiyle ilişkilerini hakikat, emanet ve adalet ekseninde kurmalarını temin etmesidir. Zira bugün bilgiyi stoklayan değil, onu hikmete dönüştüren, damıtan, ahlakla taçlandıran ve toplumsal sorunlara çözüm olarak sunabilen bireylere her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır.” ifadelerini kullandı.
Geleceğin müftülerini, vaizlerini, din görevlilerini ve gönül erlerini yetiştiren her bir ihtisas merkezinin bu bilinç ve anlayışla çalışmasını istediklerini vurgulayan Başkan Arpaguş, “Çünkü her birimiz, milletimizin ve gönül coğrafyamızın manevi hayatına yön veren tarihi bir sorumluluğu omuzlarımızda taşıyoruz. Diyanet Akademisi İhtisas Merkezleri ise bu sorumluluğun tam da merkezinde yer alan bir kurum olma hüviyetindedir.” diye konuştu.
“İşinizi ne kadar ciddiye alırsanız teşkilatımızın geleceği o kadar iyi olacaktır”
İşin mutfağının Diyanet Akademisi İhtisas Merkezleri olduğunu söyleyen Başkan Arpaguş, “Mutfaktan çıkacak her ürün, o mutfaktaki şefin maharetini, samimiyetini ve gayretini yansıtacaktır. Sizler işinizi ne kadar ciddiye alırsanız teşkilatımızın geleceği o kadar iyi olacaktır. Yöneticilerimizin bakış açıcı ne kadar geniş ve ufku ne kadar açık olursa yetişecek kadrolar da o nispette güçlü ve nitelikli olacaktır.” dedi.
Başkan Arpaguş, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Sizlerden isteğimiz, eğitim görevlilerimizin ilmi çalışmalarını desteklemeniz, kursiyerlerimizin vizyonunu genişletmeniz ve akademimizin kurumsal yapısını her geçen gün bir adım daha ileriye taşımanızdır. Bu anlayışla şimdiye kadar ortaya koyduğunuz gayretlerden dolayı her birinize şükranlarımı sunuyorum.
Özverili çalışmalarınız için sizleri tebrik ediyorum. Bundan sonraki süreçte atacağınız her adımın, akademimizin etkisini derinleştireceğine ve din hizmetlerimizin niteliğini daha ileri bir noktaya taşıyacağına kalbi duygularla inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken çalışmalarımızda bizlere muvaffakiyetler bahşetmesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyor; tekrar hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.”
Programda Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları Dr. Hafiz Osman Şahin, Fatih Mehmet Karaca, Diyanet Akademisi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bostancı ve Türkiye genelindeki ihtisas merkezlerinin müdürleri hazır bulundu.